Abstract
The
relationship between Turkey and the European Union has never been stable,
although it has never reached a point of collapse. Nonetheless, it is necessary
to understand the European Union better, in order to adopt various policies and
to be prepared for an intense competition. The main purpose of this study is to
form an opinion about the archives of the European Union institutions, while
analyzing the historical evolutionary process and organisational structure of
the European Union and its institutions.
Özet
Türkiye
ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler hiçbir zaman kopma noktasına gelmemekle
beraber, tam anlamıyla bir istikrara da kavuşmamıştır. Ancak, Avrupa Birliği
ile ilişkilerimizin gelişmesi ile beraber çeşitli politikaların saptanması ve
yoğun rekabet ortamına hazırlanılabilmesi için Avrupa Birliği’nin daha
iyi tanınması gerekmektedir. Bu çalışmada Avrupa Birliği’nin tarihsel
gelişim süreci ele alınırken Avrupa Birliği’nin kurumsal yapısı
incelenmiş ve genel olarak Avrupa Birliği kurumları arşivleri hakkında bir
fikir verilmeye çalışılmıştır.
Giriş
II.
Dünya Savaşı sonrası insan kaybı, maddi hasarlar gibi problemler
Avrupa’da daha istikrarlı bir yaşamın tesis edilmesi için bir
“Birlik” oluşturulması fikrini gündeme getirmiştir. Avrupa Ekonomik
Topluluğu nihai hedefi Avrupa’nın siyasi bir bütünlük kazanmasını
sağlamaktır. Bu hedefe ulaşmak için de öncelikle ekonomik olarak işbirliği ve
bütünleşmenin üye ülkeler arasında sağlanması gerekmektedir. Bu hedefi
gerçekleştirebilmek amacıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu oluşturulması yolunda
altı Batı Avrupa Devleti (Almanya, İtalya, Fransa, Belçika, Hollanda ve
Lüksemburg) tarafından 25 Mart 1957 yılında imzalanan “Roma
Antlaşması” ile ilk adım atılmıştır. Antlaşma 1 Ocak 1958 tarihi
itibariyle de yürürlüğe girmiştir.
AvrupaBirliği Kuruluşu, Yapısı, Gelişimi
“Avrupa
Birliği” veya “Avrupa Federasyonu” oluşturma düşüncesi ulusal
(milli) devletlerin yani kıta Avrupa’sındaki ülkelerin kendi aralarında
imzaladıkları barış antlaşmalarıyla gündeme gelmiştir. “Avrupa Birleşik
Devletleri” fikrinin ortaya çıkışı Avrupa’daki ulusal
milliyetçilikle aynı yıllara rastlar. XVII. yüzyılda Kant, Saint Simon, William
Penny, Victor Hugo gibi düşünürler bu fikrin altyapısını oluşturan ve Avrupa
Birliği’nin kurulacağına inanan kişilerdir. XVIII. yüzyıl sonunda
Avrupa’da gerçekleşen Sanayi Devrimi ile artan ürünler için pazar
arayışları ortaya çıkar. Bu durum, ticaretin serbestleşmesinde bir baskı unsuru
teşkil eder. Böylece birleşme düşüncesine ekonomik alanda bir boyut
kazandırılmış olur.
[1]
1786’da İngiltere ile Fransa arasında imzalanan ticaret antlaşması bu
konuda atılan adımlardan biri olup ticari serbestleşmeyi hedeflemiştir. 1789
Fransız İhtilali, bu antlaşmanın işlerliğini ortadan kaldırmıştır.
Bütün
bu girişimlere karşın, I. Dünya Savaşı sonrasının ortamında yüksek sesle ifade
edilen bir Avrupa Birliği oluşturulması fikri söz konusu değildir.
1918’de Milletler Cemiyeti’nin kurulmasına karşın Avrupa Birliği
konusunda bir girişim gerçekleştirilmemiştir. I. Dünya Savaşı sonrası huzurlu
ve istikrarlı yaşamın şartları ve imkanları üzerinde durulmuştur. Ancak
önceleri bu fikir “Avrupa’nın Siyasi Birliği” istikametinde
yoğunlaşmıştır. Diğer bir deyiş ile Avrupa’daki işbirliğinin gelişmesine
yardımcı olmak üzere bir düzen oluşturmak istenmiştir. Fakat
Birlik
oluşturma düşüncesi ciddi olarak II. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkar. Çünkü
Avrupa’daki milli devletler arasındaki çıkar çatışmaları yeni bir genel
savaşın çıkmasına yol açmıştır. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası
SSCB’nin egemen bir güç halini alması, bütün Avrupa ülkelerinin (Fransa,
Almanya dahil) savaştan yorgun ve büyük zarar ile çıkmış olması karşısında
Avrupa’da bir dengesizlik oluşmuştur. Bu dengesizliği gidermek;
Avrupa’da huzur, sükun, istikrar ve barış ortamının tesis edilmesi
yoluyla, önce ekonomik ve sonra da politik entegrasyona ulaşmaya bağlıdır.
1944
yılında Belçika, Hollanda, Lüksemburg aralarında bir ekonomik birlik kurulması
gereğini kabul ederler. Savaş sonrası Fransa Planlama Teşkilatı Başkanı Jean
Monnet, Avrupa Birliği’nin kurulmasında fikir babalığı yapmıştır. Bundan
esinlenen Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman, 2 Mayıs 1950’de Fransa
ile Almanya arasında kömür-çelik kaynaklarının birleştirilmesini, savaş
sanayinin temel girdileri olan bu maddelerin üretim ve kullanımının uluslar
üstü bir sorumluluğa bırakılmasını önerir. Schuman Planı olarak bilinen bu
plana diğer ülkelerin olumlu yaklaşımları üzerine altı ülke arasında 25 Eylül
1952’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
[2]
(The European Coal and Steel Community: ECSC) kurulur. AKÇT ile üye ülke
ekonomilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, istihdamı tam manasıyla
gerçekleştirmek, işsizliği önleyerek hayat seviyesinin yükseltilmesini
amaçlamıştır. Bunun yanı sıra kömür-çelik sektöründe tekelleşmenin önlenip
yatırımların hızlandırılması, bu sektördeki işçilerin konut edinmesine yardımcı
olunması da amaçlanmıştır.
[3]
Özetle
AKÇT, kömür ticaretinde serbestlik getirirken, Pazar sınırlama ve
ayrıcalıklarını ortadan kaldırmakta; AKÇT’nin 5 organından biri olan
Yüksek Otorite’ye özel durumlarda müdahale edebilme yetkisini tanımakta
ve üye ülke işçilerinin serbest dolaşımının sağlanmasını amaçlamaktaydı.
1
Ocak 1958’de Roma Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom) kuruldu. Euratom’un amacı; Atom
enerjisinin barışçı amaçlarla kullanımının teşviki idi. Roma Antlaşması 248
Madde ve 6 Bölümden oluşuyordu. Bu bölümler; İlkeler (Md.1-8), Topluluğun Temel
Kuralları (Md.9-84), Topluluk Politikaları (Md.85-130), Denizaşırı Bölge ve
Toprakların Katılımı (Md.131-136), Topluluğun Organları (137-209), Genel ve Son
Hükümler (Md.137-248) idi. AET Antlaşması (Roma Antlaşması), zamanla sınırlı
değildir.(Md.240)
1969’da
yürürlüğe giren bir antlaşma ile AKÇT, Euratom ve AET organları birleştirilmiş
ve bu birlik “Avrupa Toplulukları” olarak adlandırılmıştır.
Avrupa
Topluluklarının dünyadaki diğer bütün ekonomik birleşme ve kuruluşlardan farkı;
devletlere ait bazı egemenlik haklarının kullanılmasının uluslar üstü bir
organa bırakılmasıdır. Yani Avrupa Birliği’nin aldığı ortak kararlar
Topluluğun mevzuatını oluşturmaktadır. Üye ülkelerin ulusal mahkemelerinin bu
mevzuata kesinlikle uyma zorunluluğu vardır. Bu açıdan dünyada Avrupa
Birliği’ne benzer hiçbir örgüt olmadığı ifade edilmektedir.
[4]
Altı
ülkenin (Belçika, Almanya, İtalya, Fransa, Lüksemburg ve Hollanda) kurduğu
Topluluk 1973’de Danimarka, İrlanda, ve Birleşik Krallığın katılımı ile
genişlemiştir. 1981’de Yunanistan, 1986’da İspanya ve Portekiz
Topluluğa katılır. 1995de Topluluk Avrupa Birliği’ne dönüşmüş, aynı yıl
Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in de katılması ile genişleyen Avrupa
Birliği üye ülkelerinin sayısı 15’e ulaşmıştır. Şu an Avrupa Komisyonu
tarafından Avrupa Birliği’ne aday gösterilen 12 ülke vardır. Bu ülkeler
Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya,
Romanya, Slovakya, Slovenya, Kıbrıs ve Türkiye olarak belirlenmiştir.
Avrupa Birliği’nin Kurumsal Yapısı
Avrupa
Birliği’nin kurumsal yapısı parlamenter demokrasi ile yönetilen bir
ülkenin kurumsal yapısı gibidir.
[5]
Avrupa Topluluğu’nda Karar Alma
Topluluğun
karar alma sistemi dikkat çekici bir özellik taşır. Ortak kararların alınışı
uzun ve karmaşık bir görünümdedir. Ancak karar süreci geniş bir dayanışma ve
uzlaşmaya imkan verecek şekilde planlanmıştır. Komisyon, karar alınması için
öneri hazırlayıp Bakanlar Konseyi’ne sunar. Bakanlar Konseyi’nin
kendiliğinden karar alması söz konusu değildir. Bakanlar Konseyi,
Komisyon’un hazırladığı önerileri görüşür, kabul edilen öneri karar
halini alır ve hukuki mevzuata dahil edilir. Bakanlar Konseyi, Avrupa
Parlamentosu ve Ekonomik ve Sosyal Komite’ye Komisyon’un önerisini
ileterek görüş ister. Öneri incelenerek görüş bildirilir.
Alınan
kararlar Topluluk mevzuatını oluşturur. Bu kararlar yaptırım şekli bakımından
farklılıklar gösterir. Topluluk mevzuatı, üye ülkelerin milli mevzuatlarının
üstünde sayıldığından (Supranasyonel Etki) milli mahkemelerin bunlara uyma
zorunluluğu vardır.
Toplulukta
geçerli hukuki kararlar şöyle gruplandırılabilir:
Tüzük
(Regulation) :
Bütün
üye ülkelerin kesinlikle uymakla yükümlü olduğu, ulusal yasaların da üstünde
tutulan kararlardır.
Yönerge
(Directive) :
Tüzük
ile aynı yaptırım gücünü taşır. Doğrudan değil de ilgili ülkenin hukuk
düzeninde herhangi bir düzenleme ile uygulanan kararlardır.
Karar
(Decision) :
Sadece
bir üye ülkeye, bir Topluluk kuruluşuna, bir işletmeye ya da özel ve tüzel
kişilere yönelik kararlardır.
Tavsiye
(Recommendation) ve Görüş (Opinion) :
Bağlayıcı
olmayıp uygulanıp uygulanmayacağı ve ne şekilde uygulanacağı üye ülkelere
bırakılan kararlardır.
Alınan
bütün kararlar Avrupa Birliği Resmi Gazetesi
(Official
Journal of the European Union)
’nde
yayınlanır.
[6]
Avrupa Birliği Kurumları Arşivleri
Avrupa
Birliği üye ülkeleri ve kurumları arasında yapılan antlaşmalar ile Avrupa
Birliği’ni oluşturan ve yukarıda da söz edilen her kurum kendi arşiv
hizmetinden sorumludur. Avrupa Birliği, 17 Aralık 1984 tarihinde yapılan bir
antlaşma ile Avrupa Toplulukları Tarihi Arşivleri
(Historical
Archives of European Communities)
’ni
Floransa’daki Avrupa Üniversitesi Enstitüsü
(
European University Institute)
bünyesinde toplama kararı almıştır.
[7]
Diğer bir deyiş ile “Her Kurum kendi bünyesinde oluşturduğu orijinal
kayıtlarını, Floransa’daki
European
University Institute (EUIF)
’nde
muhafaza edilmek üzere gönderecektir.” denmektedir.
8
Şubat 1983 tarihli Komisyon kararı ile ilk kez Avrupa Toplulukları Tarihi
Arşivleri’nin kamuya açılması konusu gündeme gelmiştir. Bu kararda Avrupa
Birliği, arşiv malzemesinin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra kullanıcılara
açılacağını belirtmekte ve Floransa’daki Avrupa Üniversitesi Enstitüsü
(EUIF) bünyesinde toplanan bu arşivlere, Topluluk ve üye ülkeler tarafından
uygulanacak ortak bazı kuralları belirtmektedir.
[8]
Avrupa
Üniversitesi Enstitüsü (EUIF),Avrupa tarihi ve Avrupa entegrasyonu başta olmak
üzere pek çok konuda dokümana sahip olan ve disiplinler arası çalışmaların
yapıldığı bir araştırma merkezidir. Avrupa Topluluğu Tarihsel Arşivleri,
Enstitüye yakın bir binada muhafaza edilmektedir. Orijinal ve mikrofilm halinde
bulunan Avrupa Toplulukları dokümanları 30 yıl kuralı çerçevesinde halka açık
tutulmaktadır. Ancak, Euratom ile ilgili arşivlerde yer alan bazı belgeler
Antlaşmadaki ve ikincil yasamadaki (Regulation, directive) özel gizlilik
kuralları çerçevesinde olduğundan halka açık değildir.
Buradaki
en önemli belgeler Avrupa Kömür ve Çelik Birliği Yüksek Otoritesi, Ortak
Asamble, Avrupa Parlamentosu, Komisyon, Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi ve
Euratom’a aittir. Şu anda elde bulunan bu kurumsal belgeler 1952 –
1969 yıllarını kapsamaktadır. Her yıl Enstitüye 30 yıl kuralı çerçevesinde bir
takım belgeler verilmektedir.1984 yılından bugüne kadar toplanan tarihi arşiv
kayıtları 30.000’den fazladır ve hızla artış göstermektedir.
Avrupa
Üniversitesi Enstitüsü (EUIF) bünyesindeki kurumsal arşivlerin yanında, Avrupa
Bütünleşmesi ile ilgili konulara katılan veya bu konularla ilgili çalışmalar
yapan Altiero Spinelli, Max Kohnstamm, Pierre Uri, Avrupa Hareketi gibi kişi ve
kuruluşlara ait özel arşivler de bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, Avrupa Uzay
Ajansı ve daha sonra da onun yerini almış olan ELDO ve ESRO’nun da
arşivleri ile 1990’lı yılların sonunda OECD ile yapılan bir antlaşma
çerçevesinde 1948 ile 1961 yılları arasındaki OEEC ve OECD arşivleri de burada
yer almaktadır. Ayrıca, burada bulunan arşivleri, Avrupa yapılanmasına ait
ilgili evrakların bulunduğu Amerikan ve Fransız arşivlerinin mikrofilm
kopyaları tamamlamaktadır.
[9]
Avrupa
Birliği üye ülkelerinin Arşiv Servisleri Başkanları ve diğer milli uzmanlar,
ülkelerin kamu kayıtları ile Topluluktakilerin gittikçe daha fazla iç içe
olması ve birbirini kapsar bir hal alması nedeniyle, Avrupa Komisyonu ile
işbirliği içine girmişlerdir. Bu durum Avrupa Birliği’nin
Ortak
Arşiv Politikası
’nın
teşkil edilmesi fikrini gündeme getirmektedir. Avrupa Birliği’nin bu
politikası başka bir çalışma olarak ele alınacaktır.
BİBLİYOGRAFYA
Go to page: Introduction | Previous Issue |
Contents of 2000 | Next Issue |
Go to menu:
Home |
Profession |
Organizations |
Archimedia |
BBS |
JAS |
BKA |
Map